Şimdi yükleniyor

Tatil dinlenmekten çıkıp performansa dönüşmesin!

Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Klinik Psikolog Çağrı Akyol Çevirir, tatillerde sosyal medyanın oluşturduğu karşılaştırma kültürünü, “mükemmel tatil” algısını ve bunun kişinin psikolojisi üzerindeki etkilerini değerlendirdi.

İnsan kendisini anlamlandırmak için başkalarıyla karşılaştırıyor

İnsanların kendilerini başkalarıyla karşılaştırmasının tek başına olumsuz bir davranış olmadığını dile getiren Klinik Psikolog Çağrı Akyol Çevirir, sosyal karşılaştırmanın insanın toplum içindeki yerini anlamlandırmasında doğal bir işlevi olduğunu söyledi.

“İnsanoğlu zaten kendini konumlandırmak ve anlamlandırmak üzerine karşılaştırmaya çok meyilli.” diyen Çağrı Akyol Çevirir, kişinin zaman zaman “Ben dünyada neredeyim, iş dünyasında neredeyim, mesleki veya akademik olarak neredeyim?” sorularını sormasının doğal olduğunu ifade etti.

Çağrı Akyol Çevirir, “Kişinin kendini anlamlandırabilmesi için aslında bir öteki ile karşılaştırmak durumundayız. Çünkü biz insanlar olarak sosyal varlıklarız.” dedi.

Sosyal medyada karşılaştırmanın iki tarafı eşit değil!

Sosyal medyadaki karşılaştırmanın “asimetrik” bir düzlemde gerçekleştiğini vurgulayan Çağrı Akyol Çevirir, insanların sosyal medya hesaplarında genellikle hayatlarının tamamını değil, en güzel ve görünür kılmak istedikleri bölümlerini paylaştığını anlattı.

“Kişi kendini en savunmasız, üzgün, kederli, keyifsiz haliyle ortaya sunmuyor. Genellikle insanlar ideal benliğini, yani kendisini görmek istediği yerden insanlara göstermeyi daha çok arzu ediyorlar.” diyen Çağrı Akyol Çevirir, bu nedenle sosyal medyada karşılaştırılan iki hayatın aslında eşit koşullarda değerlendirilmediğini söyledi.

Sosyal medyada bir kişinin ailesinin, romantik ilişkisinin veya tatilinin çoğunlukla en iyi anlarının görüldüğünü ifade eden Çağrı Akyol Çevirir, “Genellikle bizim kendimizi karşılaştırdığımız taraf en iyi haliyle karşımıza çıkıyor. Kişiyi en iyi haliyle görüyoruz. Aile yapısını en iyi haliyle görüyoruz. Romantik ilişkisini en iyi haliyle görüyoruz. Yaptığı tatilleri en iyi haliyle görüyoruz. Haliyle kendimizi bu durumla karşılaştırdığımız noktada aslında aynı kulvarda değiliz.” diye konuştu.

Kendi gerçekliğimizi çarpıtılmış bir görüntüyle kıyaslıyoruz

Sosyal medyada görülen tatilin arka planında trafik, yorgunluk, tartışma, maddi kaygılar, kötü hava veya planların aksaması gibi birçok durum bulunabileceğini ancak bunların çoğunlukla paylaşılmadığını ifade eden Çevirir, “Tamamen gerçek dışı, çarpıtılmış veya abartılmış bir durumla kendi gerçekliğimizi kıyaslar hale geliyoruz.” dedi.

Bu durumun kişinin kendi tatilinden aldığı doyumu da azaltabileceğine işaret eden Çağrı Akyol Çevirir, “Tatil dediğimiz şeyin normalde dinlendirici ve keyifli olması gerekir. Tatil, kişinin gündelik yaşamın stresinden, yorucu temposundan ve zihnini meşgul eden uyaranlardan bir süreliğine uzaklaşmasını sağlayan, hepimizin ihtiyaç duyduğu bir dinlenme alanıdır. Ancak sosyal medyadaki kıyaslamalar nedeniyle tatilin bu temel işlevinden giderek uzaklaşabildiğini gözlemliyoruz.” diye konuştu.

Tatil, “story” üretme yarışına dönüşebiliyor

Tatilin esas amacının günlük yaşamın yorucu temposundan ve zihinsel meşguliyetlerden uzaklaşmak olduğuna dikkat çeken Çağrı Akyol Çevirir, “Kişi tatile çıkıyor, bir hikâye paylaşacak, bir ‘story’ paylaşacak. ‘Acaba bu story atılır mı, atılmaz mı? Yeterince iyi bir story mi? Şimdi burada aslında şunu gözlemliyoruz: Olay tatil yapmaktan ziyade bir performans yarışı haline geliyor. Tatil amacından tamamen sapmaya başlıyor.” ifadesinde bulundu.

Deneyimi yaşamak yerine görüntüsünü üretmeye çalışıyoruz

Sosyal medya için sürekli paylaşılabilir an arayışının, kişinin içinde bulunduğu anla kurduğu ilişkiyi de değiştirebildiğini kaydeden Çağrı Akyol Çevirir, “Aslında yaptığımız deneyimi bile deneyimleyemiyoruz. Yani o eylemi yaşantılayamıyoruz.” dedi.

Tatil sırasında daha fazla paylaşılabilir içerik elde edebilmek için daha fazla yere gitmeye, daha fazla aktivite yapmaya ve daha fazla görüntü üretmeye çalışılabildiğini söyleyen Çağrı Akyol Çevirir, böylece dinlenmek amacıyla çıkılan tatilin yeni bir koşuşturma alanına dönüşebildiğini dile getirdi.

Sosyal medya tatil bütçesini bile etkileyebilir

Sosyal karşılaştırmanın yalnızca psikolojik değil, ekonomik sonuçları da olabileceğine dikkat çeken Çevirir, başkalarının tatil standartlarını yakalama isteğinin bazı kişileri kendi ekonomik sınırlarının dışına çıkmaya yöneltebildiğini ifade etti.

“Bunun tabii ekonomik boyutları da var. İnsanlar kendisini daha fazla zorlayabiliyor, bütçesinin dışına çıkabiliyor.” diyen Çevirir, sosyal medyada sergilenen yaşam biçiminin bir standart olarak kabul edilmesinin kişinin kendi imkânlarını değersiz görmesine neden olabileceğini kaydetti.

“Ben neden buna sahip değilim?” düşüncesi yetersizlik hissini besliyor

Sürekli kıyaslamanın kişinin yeterlilik ve değerlilik algısını etkileyebileceğini vurgulayan Çevirir, “İnsanoğluna baktığımız zaman zaten kendini yeterli ve değerli hissetmek üzerine yaşayan canlılarız. Ne zaman ki yetersiz ve değersiz hissederiz, o zaman ruh sağlığımızda birtakım bozulmalar, keyfimizin kaçması, üzülmemiz, kaygılanmamız gibi durumlar ortaya çıkıyor.” dedi.

“Bazı insanlar kişilik özellikleri gereği daha yetersiz veya daha değersiz hissetmeye açık olabiliyor. Bu alanlarda hassasiyeti olan insanlar bu durumdan daha fazla etkileniyor.” diyen Çağrı Akyol Çevirir, sosyal medyanın çoğu zaman kişinin zaten var olan hassasiyetlerini görünür ve sürekli hale getirdiğini söyledi.

“İdeal tatil” beklentisi gerçek hayatla uyuşmuyor

Tatil öncesinde kurulan beklentilerin de kişinin tatilden aldığı doyumda belirleyici olduğunu dile getiren Çevirir, sosyal medyada görülen kusursuz görüntülerin insanlarda “ideal tatil” beklentisi oluşturduğunu söyledi.

“İnsanlar tatile çıkacağı zaman belki biraz daha gerçekçi, ayağı yere basan beklentiler içerisinde olmalı. İdeal tatil peşinden koşuyoruz.” diyen Çevirir, idealize edilen tatili şöyle tarif etti:

“Yemek çok güzel olacak, hava çok güzel olacak, tartışma olmayacak, yorulma olmayacak… Böyle bir şey mümkün değil.”

Tatil dediğimiz şeyin ne olduğunu unutmamakta fayda var

Tatil döneminde sosyal karşılaştırmanın etkisinden korunmak için “daha iyisini yapma ve gösterme” baskısı yerine tatilin gerçek işlevinin hatırlanması gerektiğini belirten Çevirir, “Tatil dediğimiz şeyin ne olduğunu unutmamakta fayda var. Tatil dinlenmektir. Daha fazla deneyim tabii ki çok güzel ama bir şeyleri daha fazla deneyimlemek yerine belki biraz daha sadeleşmekte fayda olacak. Böylece o tatilden sonuna kadar yarar görebiliriz. Sadeleştikçe bazı şeylerin yeterli olacağını ve kendimizi daha az kıyaslama içerisinde bulacağımızı da gözlemleyeceğiz.” şeklinde sözlerini tamamladı. 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Yorum gönder

You May Have Missed